-2.6 C
Münih

ZAMAN KAVRAMI

Must read

bilgezonehttps://bilgezone.com
Bilim, kişisel gelişim, eğitim başta olmak üzere birçok özgün içeriğe sahip Bilgezone, "Türkiye`nin bilge sitesi" sloganı ile yayın hayatına başlamıştır. Bunun için asıl amacımız kaliteli ve faydalı içerik oluşturarak okuyucularımıza katkı sunmaktır. Saygı ve sevgiler...
Okuma Süresi: 2 Dakika

Zamanın göreceli etkilerini pek çok kez yaşıyoruz. Bazen zaman çabuk geçer, bazen geçmek bilmez diye hayıflanıyoruz. Zaman bazen geçmek bilmezken, bazen ışık hızıyla geçip gider. Zaman kavramı olgusunda, beynimiz zamanı farklı bileşenlere göre kodlar ve böylelikle zamana dair farklı görsel algılar oluşur. İnsanların ortak deneyimidir mutluyken zamanın çabuk geçmesi, stresliyken de bir türlü geçip gitmeyen anlar. Çok önemli bir iş görüşmesinden sonra işe alınıp alınmama kararını beklerken geçen süre bir türlü geçmek bilmez. Ya da bir sınav sonucunu keza aynı ölçüde stresle bekleriz. Oysa çok sevdiğimiz biri ile geçirdiğimiz zaman çabucak geçer ve zamanın geçmesini istemeyiz.

İçsel Zaman

İçsel, duygusal ve zihinsel parametreler de algı değişkenliklerine neden olabilir. Zaman kavramına yönelik yaşanılan bu duygu durumu, sabit bir zaman kavramı algısının yaşanmasına da engel olur. Beklentilerimiz ölçüsünde zamana yönelik algımız değişiveriyor. Albert Einstein`in bile görecelik teorisinde zamanı işlemesi, zaman ile ilgili tüm olguların tekrar sorgulanması gerektiğini ortaya çıkarırken; hali hazırda yaşanan zaman algısını yönetebilmek oldukça güç görülüyor.

Takvim düzeni herkes için aynı olsa da, zaman herkesin içinde başka türlü ilerler.

Aslında yapılan birçok çalışma bize şunu gösteriyor ki; zamanı anlayabilmek fiziki gerçeklik ve algısal süreçlerimiz ile etkileşim halindedir. Fiziki gerçeklik olarak dünyanın dönüşü ve gece gündüz olgusu bize zamanın hangi sürecinde olduğumuzu gösteriyor. Zaman kavramı algısal süreçlerde ise kendi hislerimiz, beklentilerimiz ve duygu durum içinde yaşadığımız davranışlarımızın yön verdiği zaman algısıdır. Buna bir nevi içsel zaman ya da içsel saat de denilebilir.

Tüm canlılarda bulunan biyolojik saat, zaman kavramı algısında içsel zaman süreci görevini görüyor. Sirkadiyen ritim olarak adlandırılan bu durum tüm canlılarda bulunuyor. Fiziki algı ve biyolojik döngülerle zaman sürecinin farkına varan canlılar, birçok yaşamsal süreç ile ilgili karar alma yetilerini kullanıyor. Uyku, metabolik döngü, besin ihtiyacı gibi süreçler biyolojik saat ile kontrol edilebiliyor. Yalnız şunu da gözden kaçırmamak lazım. Fiziki zaman kavramı döngüsüne maruz kalmayan canlılar da yaşamsal döngülerini düzenleyebiliyor. Örneğin mağaralarda bulunan bitki türleri ya da okyanusların çok derininde güneş ışığı almayan bir çok canlı türünün yaşam döngüsünü sürdürmesi gibi…

Peki zaman kavramının algısal olarak uzayıp kısalması sadece fiziki etmenler ve biyolojik saate mi bağlı? Sadece bunlara bağlı değil. Örneğin mutluluk hormonunu aktive eden dopamin salgısı zamanın çok daha hızlı geçtiği algısını oluşturur. Çünkü mutluyken zaman daha çabuk geçiyor diye düşünürüz ve zamanın geçip bitmesini istemeyiz. Farkındalık, odaklanmak ve dikkat etmenleri de zaman kavramı algısında süreci hızlandırabiliyor. Çünkü bir işe odaklanmak zamanın nasıl geçtiğinin fark edilmemesine neden olabiliyor. Yaşa bağlı olarak da zamanın değişkenlik gösterdiğini söylemek doğru olur. Sürekli aynı işi yapanlarda da zamanın çok hızlı geçtiği algısı vardır.

Zamanı Yönetmek

Zaman kavramını algılayabilmek için birçok deney yapılmış. Bir deneyde, bir grup insan sinema salonuna alınır ve film izletilir. Diğer grup ise bekleme salonunda bekler. Film bittikten sonra her iki gruba da zamanın nasıl geçtiği sorulur. Bekleme salonundakiler zamanın çok yavaş geçtiğini, film izleyenler ise çok hızlı geçtiğini söyler. Film izlerken zaman hızla akıp gitmiş gibi bir algı oluşur. Çünkü film izleyenler kendilerini filmin akışına bırakarak farklı düşünsel davranışlar göstermezken; bekleme salonundakiler için sadece beklemek ve bir şeyle meşgul olmamak zamanın daha yavaş geçtiği algısını oluşturur.

Zamanı Öldürmek En Pahalı Harcamadır.

Balzac

Zaman kavramını algısal olarak çok yönlü ele aldığımızda, hem dış dünyada olup bitenler, hem de zihnimizdeki düşünsel yoğunluğa bağlı olarak değişkenlik gösterebiliyor. Hem dış dünya, hem de beynimizin bilişsel mekanizmalarında yaşanan değişkenleri ile beraber, farklı zaman algıları oluşabiliyor. Zamanı yönetmek onu ne kadar faydalı kullandığımızla ilgilidir aslında. Hiçbir şey yapmadan geçen zaman ile bir şey yaparak geçen zaman arasındaki anlam ve değer farkı buna bağlıdır. Bu nedenle zamanımızı doğru kullandığımız sürece yeterli zamanımız vardır diyebiliriz.

İsterseniz Mutluluk, Para ve Zaman adlı yazımıza da göz atabilirsiniz.

Keyifli bir gün dileriz.

- Advertisement -

More articles

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -

Latest article