Pazar, Kasım 29, 2020
Ana Sayfa Nöropsikoloji UYUMAK HAKKINDA YAKLAŞIMLAR

UYUMAK HAKKINDA YAKLAŞIMLAR

Okuma Süresi: 9 Dakika

Uyumak nedir? Uyumak canlıların büyük bir çoğunluğunda görülen (Memeliler, kuşlar, balıklar) doğal bir dinlenme şeklidir. Uyuma gereksinimi duyan canlılar günlük yaşamsal işlevlerini yerine getirebilmek için uyumak zorundalar. Uyku ya da uyumak tam olarak şuurun olmadığı bir biçim değildir. Uyumak (Sleep) uyku durumunda olmaktır. Uyumanın dengesi canlılar içinde oldukça önemlidir. Uykunun çok olması depresyona sebep olabilirken, uykusuzluk ve uyku azlığı da dikkat eksikliği, unutkanlık gibi problemlere neden olabilir. Uyku problemleri kronik hale geldiğinde yaşam kalitesinin olumsuz anlamda çok ciddi etkilendiğini birçok araştırma göstermektedir.

Uyumanın canlılar için önemi fevkalade büyük iken, uykunun matematiği vücudun sağlıklı kalabilmesinde tartışılmaz niteliktedir. Bebekler gibi uyumak… Mışıl mışıl uyumak… Evet, bunu kim istemez ki! gece iyi bir uyku için yapılması gerekenler… Uyumanın en iyi yolları ve uykuya dalamamak gibi durumların kökeninde neler var? “Uyuyamıyorum” ya da “çok uyuyorum” diyenlerden misiniz?

Uykunun evreleri, uykunun önemi, uykunun anlamı, uykunun faydaları ve uykunun zararları hakkında genel bir bilgi edinimi için Bilgezone olarak uyumak hakkındaki bu makalemizi siz değerli okuyucularımıza sunalım. Uyku nedir? Uyku neden önemlidir? uyku neden olur? Sorularının cevabını aramaya devam edelim.

Uyumanın Matematiği

İnsanlar yaşamlarının 3/1`ini  uyuyarak geçirir. Evrim süreci boyunca uyku, sinirsel sistemlerin sahip olduğu tüm organizmalarda temel ve evrensel bir durum olarak kaldı. Buna solucanlar, böcekler hatta denizanaları da dahil. Ama hayvanların devamlı yırtıcı düşmanlarının tehdidine karşı bile uyumasının esas sebebi, gizemli bir şekilde kalmaya devam ediyor. Acaba yüksek yaşam tehdidi olmasına rağmen canlıların büyük bir çoğunluğu neden uyur? Bu sorunun cevabı yapılan bazı araştırmaların sonucunda gizli.

Uyumak eylemi birçok canlının rutini olup sıradan bir eylem gibi görülse de; aslında yaşam döngüsü, yaşam kalitesi, hayatta kalma ve bilgiyi işleyerek bilginin beyinde var olmasını sağlayan hayati bir etkiye sahiptir. Uyku sırasında vücut dinlenir, beyin kendini yeniler ve uyanıklık durumunda olabilecek tehditlere karşı hazırlar. Uyku esnasında beynimizdeki milyarlarca nöron yenilenme ve arınma sürecine katkı sunar. Hafızanın yenilenmesi, psikolojik olarak rahatlık ve sağlıklı yaşam döngüsü için uyku çok önemli bir görev üstlenir. Uyumak eylemi, dinlenmeyi ve bir sonraki hareket için sağlıklı bir davranış modeli sergilemeyi sağlar.

Çok uyumak, uykunun gelmemesi, uyku hastalığı, çok uyuyan insan psikolojisi davranışları gibi uyku bozukluğu halleri için farklı tedavi yöntemleri olup, teknolojik boyutlarda da uyku bozukluğu tedavileri mümkündür. Gece uyuyamamak gündüz uyumak, uyku apnesi gibi uyku hastalıkları da çeşitli tedavi yöntemleriyle giderilebilir. Bazı insanlar uyku ilacı kullanarak bu psikolojik süreci atlatmaya çalışsa da, medikal tedavilerin yanı sıra stresten arınma yolları da uyku düzenini sağlama da önemli bir etkendir.

Kaliteli Uyku

İnsanlar kaliteli bir uyku uyumak, hatta hemen uyumak için ne yapmalı? sorularına aradıkları cevaplar ile uykularını rutine sokmaya çalışmaktadır. “Uyumak istiyorum” ve uyumak için ne yapmalıyım?

Kaliteli bir uyku için bazı alışkanlıklar kazanmak gerekli. Bu alışkanlıklar deliksiz bir uyku için önemli. Mesela uykudan en az 2-3 saat önce yemek yiyip, çay, kahve, gazlı içecekler ve kafein içeren içecekleri yatmadan 3 saat önce içip başka bir şey tüketmemek gerekir. Bu alışkanlık biyolojik olarak kaliteli bir uykunun nedenleri arasındadır. Uykusuzluk aynı zamanda obezite gibi sağlık sorunlarını da tetikler ve formda kalmayı engeller. Kalitesiz uykunun sağlık sorunlarına yol açtığına dair birçok çalışma mevcut. Az uyumak ya da çok uyumak gibi etkenler insandan insana farklı etkiler yapabilir. Uyku sorunu bu nedenle kişiden kişiye farklı sonuçlar ile etki eder. Bazı bireylerde az uyumak günlük rutinlerinde hiçbir sorun teşkil etmezken, bazı bireylerde hayat kalitesi oldukça etkilenir. Yaş, cinsiyet gibi faktörler de uyku süresi, kaliteli uyku gibi durumlara etki eder. Uykusuzluk ve fazla uyku direkt kötü sağlığa etki etmese de, bunu beslediğine dair kanıtlar mevcut.

Mesela kendini zinde hissetmeyen bireyler spor yapmıyor ve böylelikle kötü uyuyorlar. Sonrasında ise yorgun olduklarından dolayı spor yapmıyorlar. Gecede 1 ya da 2 saat uyumak olarak adlandırılan kronik uyku eksikliği bilim insanlarınca birçok kez kötü sağlık koşullarıyla ilişkilendirildi.

Narkolepsi

Narkolepsi gün içinde çok fazla uyku isteği ile karakterize olan nöro-psikiyatrik bir rahatsızlıktır. Bu eğilim gündüz çok fazladır. Katapleksi, hipersomnia, Uyku felci ve hipnogojik esnasında yaşanan halüsinasyonlar ise narkolepsinin devamında meydana gelen diğer bozukluklardır. Narkolepsinin en çok görülen semptomları arasında gece yeteri kadar uyunmuş olsa bile gün içinde aşırı uyku eğilimi vardır. Bazı insanlara “uykucu” yakıştırması narkolepsi kaynaklı olabilir.

Kaç Saat Uyku Gerekli?

Her  gün sekiz saat uyku uyumamız gerektiği söylenir. ABD Milli Uyku Vakfı ve İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi bunu öneriyor. Bu tavsiye dünya genelinde birçok farklı gruplar üzerindeki araştırmalar neticesinde verilen bir tavsiyedir. Az uyuyanlar ve çok uyuyanlar pek çok farklı hastalığa yakalanıyor ve bu bireylerin ömürleri daha kısa sürüyor. Verimsiz uyku sonucunda ortaya çıkan hastalıklara az uyku ya da çok uykunun hangisinden kaynaklandığı tam olarak bilinmiyor. Her gece 6 saatten az uyuyan kişiler ve günde 10 saatten fazla uyuyan kişiler bu kategori içerisindeler. Ergenliğe ulaşmamış çocukların günde en az 11 saat, yeni doğanların 18 saat uyuması gereklidir. Ergen çocuklara verilen uyku saati miktarı ise günde 10 saat.

Yeterince Uyumayanların Vücudunda Neler Oluyor?

Yeterince uyuyamamak, beynin uykuya dalamaması ve uyku eksikliği bir çok sağlık probleminin sebebi olarak gösteriliyor. Toplamda 5 milyon insanın katıldığı 153 farklı araştırma gösteriyor ki; az uyku yüksek tansiyon,diyabet, obezite ve kalp hastalıkları ile bağlantılıdır. Birkaç gün anlamlı bir uyku uyumamak bile insanı prediyabetik bir duruma sokabilir. Çünkü orta düzeydeki bir uyku eksikliği dahi insanların vücutlarında kan-glükuz düzeyine etki edebiliyor. Bununla beraber uyku problemlerinde aşılar etkili değil ve uyku düzeni bozuk olanlarda bağışıklık sistemini baskıladığı için bu insanları enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale getirebiliyor.

Araştırmalar 7 saatten az uyuyan bireylerin 7 saatten fazla uyuyan bireylerden daha çok soğuk algınlığına yakalanma riskinin olduğunu ortaya koyuyor. Yeteri kadar uyumayan kişilerin vücudunda yüksek miktarda açlık duygusuyla ilişkili grelin hormonu salgılanarak obezite riski artıyor. Uykusuzluğun aynı zamanda beyin fonksiyonlarını etkileyen sorunlarla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Demans bu sorunlardan bir tanesi. Gün içinde beynimizde toksik çöp birikir ve uyurken bu atıklar vücuttan atılır. Çok fazla uyumanın etkisi ise pek bilinmiyor. Ama yaşlı insanlarda zihinsel gerilemeye neden oluyor. Uyku düzeni bozulan çalışanların (Vardiyalı çalışanlar) sık sık hasta olduklarına dair çalışmalar da mevcut. Vardiyalı çalışmanın bir çok sağlık sorunuyla ilişkili olduğuna dair görüşler var. Araştırmacılar az uyumak ve uyku bozukluğu olan vardiyalı çalışanlarda obezite, diyabet ve çeşitli kronik rahatsızlık risklerini arttırdığını ortaya koydu.

Onarım İçin 3 Farklı Uyku

Uykuya dalınca 60 ile 100 dakika devam eden uyku aşamalarına girilir. Bu evrelerin her biri vücudumuzda farklı bazı rollere işaret eder.

Birinci evrede uyku ile uyanıklık arasında bir uyuşukluk yaşanır. Bu süreçte nefes alma yavaşlar, kaslar gevşer ve nabız hızı düşer.İkinci evre biraz daha derin bir uyku. Kendinizi uyanık hissedebilirsiniz fakat çoğu gece rutin uykuda olduğunuz için ve bunun farkında olmak zor. Üçüncü evrede ise derin uyku vardır. Derin uykuda uyanmak hayli zordur çünkü vücudumuzdaki faaliyetler en azdır.

Bu uyku döngüsünde uyuyan kişi bu üç evreden geçiyor ve daha sonra kısa süreliğine ikinci evrede uykuya devam ediyor. Devamında REM uykusuna geçiyor. İkinci evreye bir kaç dakika için geri dönüp sonrasında ise REM uykusunda rüya görüyor.

Peki rüyalar uyumak eyleminin hangi parçasını oluşturuyor? Rüyalar da bir bakıma insanların uyuma esnasında deneyimledikleri olaylardır. Rüyalar için farklı analizler ve çalışmalar yapılmış olup; rüyaların kaynağı, nedeni ve anlamı için genellikle iki çalışma kolu vardır. Bunlar metafiziksel olarak dinsel argümanlar ve nöro-psikiyatri olarak bilimsel yaklaşımlardır.

Öğle Uykusu

Günün hangi saatlerinde uyumalı? Sorusuna öğle uykusu da bir cevap olabilecek niteliktedir. Uyumak için, daha doğrusu şekerleme yapmak için öğle uykusu harika bir terapi niteliğinde. Gün içinde iki defa vücut ısısı düşer. Birincisi sabaha karşı 03.00 gibi, ikincisi ise öğleden sonra 14.00 dolaylarında olur. İnsanlar bu rehaveti öğle yemeğinin ağırlığına bağlar. Bu süreç aslında uykuya meyilli olma durumunun en çok olduğu saattir. Bu saatler uykunun çok kaliteli olduğu zamanlardır. Kaliteli bir uyku uyumak insan vücudu için çok uzun uyumaktan daha faydalıdır.

İnsanların uykuya daha meyilli olduğu dönemlerden biridir öğle uykusu. Öğle uykusu gece uykusu kadar vücuda fayda sağlar. Gece yeterli düzeyde uyuyan, gündüz ise öğle uykusunu es geçmeyen bir bireyin vücudu kendini yeniler, performansı daha çok artar, problem çözme ve düşünme yeteneği gelişir. Öğle uykusu aslında fizyolojik bir olaydır. Ebevenyler çocuklarından dolayı öğle uykusunun faydasını çok iyi bilir. Beyin fonksiyonlarının işlevselliği için öğle uykusu fevkalade önemlidir. Bir çok sıcak iklim ülkesinde öğlen “siesta” denilen şekerleme, kestirme uykusunu uygulanmaktadır. Sıcak iklimi olan bu ülkeler için siesta doğru bir yaklaşımdır. İnsanların yorgunluğunu, uyuşukluğunu ortadan kaldırarak daha dinç, üretken ve verimli bir şekilde yaşamlarını sürdürmeye imkan tanır.

Eskiye Oranla Daha Çok Uykusuzluk

Gerçekten de insanlar eski zamanlara kıyasla daha mı uykusuz? Uyumak gün geçtikçe zorlaşıyor mu?

15 ülkede gerçekleşen bir araştırmanın verileri çeşitli sonuçlar sunuyor. 7 ülkede uyku süresinin arttığı, 6 ülkede azaldığı 2 ülkede de karışık sonuçların olduğu görüldü.

Kanıtlar bir kaç kuşak boyunca uyku sürelerinin pek de değişmediğini gösteriyor. Fakat insanlara ne kadar uykusuz olup olmadıkları sorulduğunda farklı tablolar çıkıyor. Peki ama neden çoğu insan uykusuz ve yorgun olduğunu ifade ediyor? Bu problem belli yaş gruplarına odaklanıldığından toplumun genelindeki uyku eğilimini görmeyi engelliyor olabilir. İngiltere`de 2.000 yetişkin birey üzerinde yapılan bir araştırmada kadınların hemen hemen her yaşta erkeklere göre uyumakta daha çok zorlandıkları ortaya çıktı.

Ergenlik zamanında bu oran eşitlense de, kadınlar çocuk sahibi olduğunda ve çalışma hayatları da olunca erkeklere kıyasla daha fazla uykusuzluk çektikleri ortaya çıktı. Daha ileriki zamanlarda ise bu fark daralıyor.

Profesör Derk Jan Dijk (Surrey Üniversitesi uyku araştırma merkezi) geç saatlere değin uyumamanın ve sosyal aktivitelere katılmanın bireylerde aynı uzunlukta uyumalarına rağmen daha az dinlenildiği anlamına geldiğini ifade ediyor. Prof. Dijk ergen çocuklarda uyku eksikliği riskinin fazla olduğunu da söylüyor.

Tarihte Uyku Düzeni

Tarihte uyku düzeni herzaman şimdiki gibi olmadı. Mesela iki parçalı uyku günümüzde pek bilinmeyen bir tabir. 100 yıl öncesine kadar dünyanın pek çok ülkesinde toplumların uyku düzeni günde iki parça şeklindeydi. İnsanlık tarihi boyunca uyku düzeni ihtiyaçlara ve doğal olaylara göre değişkenlik göstermiştir. Göçler, savaşlar, hayatta kalma içgüdüsü gibi değişkenler uyumak için insanların farklı zaman dilimleri ve süreler ortaya koymasına sebep olmuştur. Gündüz uykuları, gece uykuları ihtiyaçlara göre değişkenlik göstermiştir. Mesela 1900`lü yıllarda insanlar şafağa kadar tek parça halinde uyurlardı. 1800`lü yılların ortalarında insanlar genellikle sabaha karşı 2-3 gibi uyanırlardı. 1800`lü yılların başında ise gece 1`de kalkılırdı.

Bazı mahkeme kayıtları, günlükler ve edebi eserlerden elde edilen belgeler gösteriyor ki, insanlar güneş battıktan kısa bir zaman sonra ilk uykuları için uyuyorlar. Bu ilk uykudan uyanıp iki saat kadar uyanık kaldıktan sonra ikinci uykuya geçiyorlardı.

iki parçalı uykudan tek parçalı uykuya geçilmesinin arkasında 19. yüzyılda evlere elektriğin gelmesi var. Yapay ışık insanlardaki uyku saatini erteledi. İnsanların vücut-uyku düzenini değiştirdi. Ayrıca endüstri devrimi üretkenliğe ve verimliliğe önem verilmesini gerektiriyordu. Bu nedenle uyku düzeni tek parça olmalı ve geri kalan zamanın büyük çoğunluğunda ise çalışılmalıydı. Bununla beraber yapay ışık uyku saatini geciktirdi fakat uyku süresini azaltmadı.

Fakat bazı araştırmalar tarihsel süreçte uyumak ile ilgili ilginç sonuçlara imza attı. Bu araştırmalar insanların avcı toplayıcı toplumlarda tek parça halinde uyuduklarını ortaya koydu. Bu araştırmalar da gösteriyor ki, iki parçalı uyuma şekli insanın doğal özelliği değil. İki parçalı uyku düzeni sadece belli ihtiyaçlar doğrultusunda insan tarihinin kısa bir döneminde uygulanmış olabilirdi. Ama insanın salt yaşam döngüsü içinde tek parçalı uyku düzeni daha baskındır.

Eski insanlar kaç saat uyurdu? Bu sorunun cevabı farklı coğrafya ve kabilelerde değişkenlik göstermekle beraber ortalama 6,5 saat civarındadır. Bazı araştırmalara göre, eski toplumların uyku alışkanlıkları doğal ışığın döngüsü, karanlık ve aydınlık olmasından çok sıcaklıkla ilişkili olduğunu kanıtlar nitelikte. Kabile toplumlar eskiden sıcaklık azaldığı zaman uyumaya gitmeye daha çok eğilimliydi. Ayrıca gecenin en soğuk bölümlerinde sürekli uyuyorlardı.

Dijital Cihazlar Gençleri Uyanık Tutuyor

Uyku uzmanlarına göre ergenlik çağındakiler günde ortalama 10 saat uyumalıdır.Fakat verilere göre bunun yarısına bile uyulmadığı ortaya çıkıyor. Tabletler, oyun konsolları, televizyonlar, bilgisayarlar ve cep telefonları genç bireylerin uyumasını zorlaştırıyor. Eğlence türlerinin daha önce hiç bu kadar fazla olmadığı bir çağda uyanık kalmak insanı cezbediyor. Dijital cihazlardan yayılan ışık uykuyu kaçırıyor. Uzmanlar bu nedenle uyumadan yaklaşık 90 dakika önce elektronik cihazlardan uzak durulması gerektiğini tavsiye ediyor. Bu durum dijital detoks olarak ifade ediliyor.

Uyku problemi nasıl çözülür? Bu sorunun makalemizde de belirttiğimiz gibi birçok farklı boyutu var. İnsanlar gün geçtikçe uyku problemlerini daha çok yaşamaya başlıyor ve uyku problemi testlerini daha çok yaptırıyor. Yapay ışıklar, dijital cihazlar ve Coronavirüs nedeni ile dünya genelinde yaşanan salgından dolayı da insanlar kapalı mekanlarda, evlerinde internet ve dijital cihazlarla vakit geçiriyor. Uykuyu kaçıran, uyumak için olumsuz uyarımlar gibi birçok etken ile haşır neşir olan bireyler gün geçtikçe uyku sorunları yaşamaya başlıyor. Halbuki teknolojinin nimetlerinden faydalanırken aynı zamanda sağlığımızı koruyacak önlemler aldığımızda uyku problemi için çözüm yollarını da bulmaya başlamış oluruz.

Tüm bunlara karşın vücut uyku saatlerimiz üzerinde birazcık kontrol yeteneğimiz de yok değil. Bazı araştırmacılar, gönüllü bireyleri Colorado’da kamp yapmaya davet ederek yapay ışık olmayan bir ortamda 2 gün içinde vücut uyku saatlerini 2 saat öne almayı başardılar. İnsanları uykuya hazırlayan melatonin hormonu kamp yapan gönüllü bireylerde daha erken yükseldi ve böylelikle güneşin batışına daha yakın saatlerde uyku için hazır oldular.

Uyumak Canlılar İçin Neden Önemli?

Şimdi uyumanın yüksek yaşam tehdidi oluşturmasına rağmen canlıların büyük bir çoğunluğu neden uyur? Sorusunun cevabına bakalım. Bu sorunun cevabı aşağıdaki araştırmanın sonucunda gizli.

Nature Communications dergisindeki bir çalışmaya göre bazı araştırmacılar uykunun beklenmedik ve yeni bir özelliğini keşfettiler. Bu durumun direkt uykuya ve uyku bozukluklarından kaynaklı olan yaşlanmaya, beyin performansına, ve farklı beyin hastalıklarına nasıl etki ettiğini açıklayabilecek nitelikte olduğunu düşünüyorlar. Canlı bazı zebra balıklarında 3B zaman ötelemeli görüntü teknolojilerini kullanan bu araştırmacılar, uykunun bazı niteliklerini ve nöronların kendi çekirdeklerini muhafaza edebilmek ve koruyabilmek için uykuya ihtiyaçlarının olduğunu kanıtlamayı başardılar.

DNA Etkileşimi

DNA zarlarına oksidatif stres, radyasyon ve nöronsal etkinliğin olduğu birçok süreç etki edebilir. Hücrelerde olan DNA onarım mekanizmaları ise bu hasarı giderir. Bu çalışmalar şunu gösteriyor ki, kromozomlardan kaynaklanan dinamiklerinin az olduğu uyanık geçirilen zaman içerisinde DNA hasarı devamlı artıyor ve böylelikle güvenli olmayan seviyelere ulaşabiliyor.

Uykunun görevi, kromozom işlevini artırmak ve nöronlardaki DNA hasarlarını tamir etmek. Bu durum şunu gösteriyor ki, DNA onarım süreci uyanık kaldığımız süre boyunca verimli bir şekilde gerçekleşmiyor. Bunun için beyne iletilen uyarımların azaldığı bir uyku süreci gerekli.

BarIlan Üniversitesin`den araştırmayı yöneten Everard Goodman ve Lior Appelbaum  bu durumun tıpkı asfalt yollardaki göçüklere benzediğini, gündüz yollardaki trafiğin yoğun olduğu saatlerde tahribatın daha fazla olduğunu, gece azalan trafikte ise yıpranmanın az olduğunu söylüyorlar. Böylelikle onarım, tamir yapımı sakin ve gece saatlerinde daha kolay yapılabiliyor. DNA hasar süreci aslında uyanık kalmanın bedeli olarak düşünülüyor.

Zebra Balıkları

Bu buluş esasında zebra balıklarının karakteristik özellikleri sayesinde ortaya çıktı. Şeffaf fiziksel yapıları sayesinde bu balıklar incelenmek için çok uygunlar. Yüksek çözünürlüğe sahip bir mikroskop aracılığı ile DNA’nın hücre içinde yapısal hareketini balık uyanıkken ve uyurken izleyebilmek mümkün. Araştırmacılar, bu gözlemle vücut uyku halindeyken kromozomların daha fazla hareket halinde olduğunu gözlemlediler.

Artış gösteren bu etkinlik aslında DNA hasarını onarma becerisini de tetikliyor. Bununla beraber uykunun onarım etkisi çekirdek bakımını da sağıyor. Yapılan bu araştırma kromozomlar, nöronlar ve DNA arasında uykunun hasar onarımı yaptığını gösteren kanıtları gösterir nitelikte. Ayrıca bu araştırmanın sonucuna göre, çevresel farkındalığın düşüşe geçişinin önlenebilmesi açısından hayvanlar kendi nöronlarının daha verimli DNA bakımı gerçekleştirebilmesi için uyumak zorunda. Böylelikle uyku davranışı hayvanlar alemindeki canlıların fazlasıyla korunmuş olmasındaki muhtemel sebep olabilir.

Kaynaklar:

1234567

Sorgulamalar:

Uyumak, uyumak neden önemli? uyku bozukluğu, uyku apnesi, uyku düzeni, uykucu, uyku hali, uyuklamak, uykulu, uyku sorunu, uyumak için ne yapmalı? uyuyamıyorum, çok uyumak, az uyumak, az uyku, çok uyku, uyumak için ne yapmak gerekli? uyumanın evreleri, uyku sendromu, uykunun kaçması, iyi bir uyku uyumak, uyumak istiyorum, uyku bozukluğu testi, iyi uyku, düzenli uyku, rahat uyku, az uyku, çok uyku, temiz uyku 6 saat uyku, 8 saat uyku, 4 saat uyku, geç yatmak, erken yatmak.

bilgezonehttps://bilgezone.com
Bilim, kişisel gelişim, eğitim başta olmak üzere birçok özgün içeriğe sahip Bilgezone, "Türkiye`nin bilge sitesi" sloganı ile yayın hayatına başlamıştır. Bunun için asıl amacımız kaliteli ve faydalı içerik oluşturarak okuyucularımıza katkı sunmaktır. Saygı ve sevgiler...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

MENTAL BARİYER KALIPLARI

Mental bariyer nedir? Zihinsel engelleri aşmak kolay mı? Kendimize empoze ettiğimiz ve davranışlarımızı sınırlayan engelleri nasıl yıkarız? Bu soruların cevapları aslında birçoğumuzun yaşadığı, hayatımızda...

Bilge Olmanın İçsel Dünyası

Bilge sözcüğünün terimsel anlamı ve bilgelik olgusunun tanımına bir bakalım mı? Bilgezone olarak konumuz Bilge ve Bilgelik. Bilge ve Bilgelik Nedir? Bilge nedir? Bilge ne anlama...

UTANGAÇLIK DUYGUSUNUN KONTROLÜ

İnsanların bazıları neden utangaç olur? Utangaçlık nasıl bir davranış biçimidir? Gelin utangaçlık nedir? (Shyness) sorularının cevaplarına ve utangaçlığın bilimsel özelliklerine bir bakalım. Utangaçlık, bazı...

Stockholm Sendromu: Katiline Aşık Olmanın Adı

Stockholm sendromu nedir? Stockholm sendromu, rehin tutulan birinin kendisini rehin alan kişi ile yaşadığı diyalog sürecinde ona karşı oluşan duygusal empati ve sempati halidir....

Recent Comments

error: İçerik kopyalanamaz!