Salı, Aralık 1, 2020
Ana Sayfa Bilgezone UTANGAÇLIK DUYGUSUNUN KONTROLÜ

UTANGAÇLIK DUYGUSUNUN KONTROLÜ

Okuma Süresi: 5 Dakika

İnsanların bazıları neden utangaç olur? Utangaçlık nasıl bir davranış biçimidir? Gelin utangaçlık nedir? (Shyness) sorularının cevaplarına ve utangaçlığın bilimsel özelliklerine bir bakalım.

Utangaçlık, bazı bireylerin diğer insanlarla beraberken, onlarla konuşurken ya da onlardan yardım isterken yaşadıkları güven yetersizliğidir. Duygusal bakımdan utangaçlık, kişinin toplumsal yaşamında problem oluşturan heyecanlı bir olay karşısında rahat davranamaması, çekinmesi, rahat hissedememesi ve insanlardan korkmasıdır. Utangaçlık, “Çekingenlik” olarak da ifade edilir.

Aristoteles şöyle diyor: “Utanç; gençlerin süsü, yaşlıların yüz karasıdır.

Utanmak, onursuz ve gülünç sayılabilecek bir duruma düşmek ya da bireyin kendisi ile dalga geçilebileceğini düşünerek bundan mahcup olmak, üzüntü duymak şeklinde de tanımlanabilir. “Çekingenlik” terimi ise zoolojide genellikle insanlardan kaçınma eğilimi olan hayvanlar için kullanılır.

Utanmanın bilimsel kökenleri, evrimsel süreci ve insanlık tarihi boyunca bireylerde yaşattığı duygusal durum gerek psikolojide, gerek ahlaki normlar ve gerekse de davranış bilimi içerisinde var olmuş ve incelenmiştir. Farklı toplumlarda, farklı zamanlarda ve farklı ortamlarda utangaçlık duygusunun dozunun kontrolünü sağlamak bireylere ve toplumlara oldukça değerli kazanımlar sağlamıştır. Utangaçlıktan nasıl kurtulurum? Utangaçlığı nasıl yenerim? gibi sorular için lütfen utanma duygusunun esasında bir psikolojik bozukluk olmadığını aklınızda bulundurun.

Alışılmadık Durumlar

Utangaçlık alışılmadık durumlarda ortaya çıkar. Bu alışılmadık durumlara verilen çekingenlik tepkisinin psikoloji literatüründe farklı tanımları vardır. Genel olarak duygusal ve toplumsal bakımdan ele alınabilir. Kişiyi sosyallikten uzaklaştırarak yalnızlığa itebilir. İnsanlarla yüz yüze ya da göz göze gelmekten kaçınmak, kalabalık ortamlardan uzak durmak gibi davranışlar utanmanın nedenlerindendir.

Utanma duygusu bireylerin toplum içinde var olma sürecine katkı sağlamasıyla birlikte, dengeli olmadığı durumlarda kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Fakat tutarlı bir utanma duygusu az da olsa kaygı, heyecan ile doğru adımların atılması ve doğru kararların verilmesinde kişiye yardımcı bile olabilir.

Utangaçlığın Ruh Hali

Utangaçlık davranışları şöyle tanımlanabilir:

  • Herkes tarafından izlenme ve yargılandığını düşünme.
  • İçinde bulundukları ortama alışmada güçlük çekme.
  • Özellikle ergenlik döneminde bu durumdan kurtulmak için kötü alışkanlıklar.
  • Toplumsal birliktelikten uzak durulduğu için topluma faydalı durumlardan mahrum kalma.
  • Bireylerin kendileri ile ilgili olumsuz değerlendirmeleri.
  • Yetersizliklere odaklanma.
  • İlişki başlatmada problem yaşamak.
  • Bazı durumlarda donuk kişilik sergilemek.

Duygusal Açıdan Utangaçlık

İnsanların toplumsal yaşamında sıkıntı ve problem oluşturan heyecanlı durumlar sonucunda çekinmesi, korkması ve kendilerini rahat hissedememe halidir. Kendini ifade edememe kaygısı nedeni ile büyük bir kalabalık içinde anons edilen ve sahneye davet edilen bir bireyin yaşadığı duygusal tepki buna örnek olarak gösterilebilir.

Toplumsal Açıdan Utangaçlık

Kişinin toplum içindeki etkileşim ve iletişime karşı hissettiği engellenmişlik algısıdır. Huzursuzluk hali sonucunda diğer bireylerle etkileşimde başarısızlık yaşanır. Bu başarısızlık, utangaç bireylerin toplum içinde etkileşimden kaçınmalarına sebep olur.

Utangaçlığın fiziksel kaygı durumlarına da neden olduğu görülmektedir. Bilim insanları utangaçlığın az da olsa kalıtımsal nedenlerle ortaya çıktığını da belirtmekteler. Ayrıca bir bireyin çocukluk döneminde büyüdüğü çevre faktörü ile de bağlantılı olduğu kanıtlanmıştır. Fakat bu süreç kişinin tüm yaşamı boyunca devam etmeyebilir. Çocukluk döneminde çekingen olan bir çocuk, bu duygu durumunu yetişkin olduğunda kaybedebilir.

Başka insanların bizlerle ilgili değerlendirme ve olası davranışlarına verilen duygusal tepki olarak isimlendirilen sosyal kaygı, derin bir utangaçlık ve kaygı oluşmasına neden olabilir. Sosyal kaygı fiziksel tepkileri de beraberinde getirebilir. Bu tepkiler olumsuz davranışlara neden olabilir. Çekingen insanların hepsi karşılarındaki tüm insanlara aynı oranda utangaçlık hissetmeyebilirler. Bir tiyatro oyuncusu büyük bir sahnede seyircilerin karşısında hiç çekinmeden oyununu oynayabilir. Ama bu durum bir röportaj esnasında utangaç olmayacağı anlamına gelmez.

Utangaçlık nasıl geçer? Utangaçlık nasıl yenilir? ya da utangaçlıktan nasıl kurtulurum? sorularını aslında birçok kişi soruyor. Fakat utangaçlık ya da çekingenlik sanılandan çok daha yaygındır. Zimbardo tarafından yapılan bir araştırmaya göre insanların %40 oranında bir kesimi kendilerini utangaç ve çekingen olarak tanımlıyor. Geri kalan orandaki bireyler ise hayatlarının bir döneminde bu duygu durumunu yaşadığını söylüyor. Bu araştırma insanların çok düşük bir oranının hayatlarında hiç utangaçlık yaşamadığını gösteriyor. Utanmak esasında günlük hayatımızın bir çok diliminde ortaya çıkabilmektedir.

“Utanmamak kadar, utanç verici bir şey yoktur!” Bu söz bazı toplumlar için fevkalade büyük öneme sahiptir. Bazı toplumlarda ve bazı durumlarda utanmamak büyük ayıp sayılır. Bu nedenle utanmak, utangaçlık ya da utanç terimlerinin duygusal hissiyatına yönelik etkenlerini irdelemeye devam edelim.

Kişisel Nedenler

Utangaçlık hissi yaşayan insanların kendileri ile ilgili yargıları olumsuzdur. Yani öz yeterlilik ve öz güvenleri düşük seviyededir. Ayrıca bu insanların geçmişlerinde başarısızlıklar yaşadığı gözlemlenmiştir. Sosyal ilişkilerinde ya da yapacakları işlerde tekrar başarısız olacakları kaygısı güderler. Toplum içerisinde öz saygınlığın yara alması da utangaçlığı arttırmaktadır. Kendi utangaçlıklarını olumsuz bir davranış biçimi olarak algılayan bireyler, özellikle sorumluluk almaya eğilimli toplumlarda bireysel olarak bu utangaçlıklarından hayli çekinirler. Ayrıca çekingen ve utangaç olan bireyler çoğunlukla iyi bir dinleyici olup, konuşmadan önce düşünerek hareket etme eğilimindedirler. Bunun yanı sıra utangaçlığın tersi olan “Utanmazlık” da uygunsuz davranışlara neden olabilir.

Utangaçlık tamamen içedönüklük ile alakalı değildir. İçe kapanık bireyler sosyal ortamlardan kaçmayı tercih ederler. Aşırı duyumsal davranışları tercih etmezler.

Toplumsal Nedenler

İnsanların içinde olduğu toplumlar da bireylerin utangaçlık eğilimlerine yön verir. Kültür ve çevre olarak tüm dünyada buna bir çok örnek verilebilir. Örneğin kadınların özgür olamadığı toplumlarda kadınlar utangaç olmaya eğilimlidirler ve bir çok alanda bir adım geride olmayı tercih ederler. Bununla birlikte anne ve babanın tutum ve davranışları da önemli bir faktördür. Çok fazla otoriter ya da koruyucu davranışlar utangaçlığın gelişimine sebep olabilir. Ayrıca bir çocuğun ailesi ya da arkadaşları tarafından dışlanması da utangaçlığa neden olabilir.

Fakat bireyler davranışları gözlemleyip öğrenebilir ve utangaç olmak ya da utangaçlıktan kurtulmak da bunlardan biridir.

Sosyal Kaygı

Sosyal kaygı bireyin yaşam kalitesini ciddi anlamda olumsuz etkileyebilir ve bir yüksek bir anksiyete haline dönüşebilir. Fakat utangaçlık anksiyete gibi değildir. Daha çok kişilik özelliği de denilebilir. Sosyal kaygı olarak tabir edilen durum (Sosyal anksiyete bozukluğu, sosyal fobi) sosyal bir ortamda ciddi bir duygu durum bozukluğu, korku ve yüksek kaygı ile ilişkilendirilir. Esasında sosyal kaygı kişinin eleştirilme, seyredilme, hata yapma korkusu, rezil olabileceğini düşünme ve bu durumlardan yüksek derecede utanç duyacağı hissinden kaynaklanır. Tüm bunlar bireyin günlük yaşam dengesini bozar ve yaşam kalitesi alt üst olma noktasına gelebilir. Fakat utangaçlık biraz daha farklıdır ve bireyin yaşam sürecini bazı durumlarda dengeye sokabilir.

Sosyal kaygı, bireyin düşüncelerini daha akılcı bir alana yönlendirerek ve anksiyeteye sebep olan etkenleri ortadan kaldırarak psikologlar ve psikiyatristler tarafından tedavi edilebilir. Bu tedavi bilişsel esneklik yöntemleri ile yürütülebilir.

Aileler İçin Utangaçlık Çözümleri

Aileler kendi çocuklarının genel yaşantısında utangaç olup olmamasında önemli bir etkendir. Bu bağlamda Ailelere düşen sorumluluklar şöyle tanımlanabilir:

  • Çocuklara bebeklikten başlayarak sevildiklerini hissettirmek.
  • Aşağılama ve hakaretlerden kaçınmak.
  • Kardeşleriyle ve başka çocuklarla kıyaslamamak.
  • Şiddet davranışları ve azarlamaktan uzak durmak.
  • Çocukların da birer birey olduğunu onlara hissettirmek.
  • Çocuğun anlattığı şeylere önem vererek onları dinlemek.
  • Çocuğun yanında tartışmamak.
  • Çocukların sosyal faaliyetlere katılmasını sağlamak.
  • Bazı konularda onların da fikirlerini almak.
  • Çocuğun yaptığı yanlış şeyler için onu cezalandırmaktan kaçınılmalı ve doğru olan anlatılmalı.
  • Başkalarının yanında çocuklar azarlanmamalı.
  • Çocuklara “Hayır” demek öğretilmeli.

Endişeler Nasıl Giderilir?

Utangaçlık nasıl geçer? Ya da utangaçlık nasıl yenilir? Yapılan araştırmalar utangaçlık nedeni ile kalabalık kitlelere konuşma yapmak gibi bir durumda yaşanan endişenin, konuşma yapacak kişinin kendisine yüksek bir standart belirlemesinden kaynaklandığını söylüyor. Bu kaygının olmaması için de rahat olmak ve aktarılan konuya hakim olmak endişenin azalmasında etkilidir.

Utangaç bir insan yaşadığı endişe nedeni ile daha çok içine kapanabilir ve geçici duygu durum bozuklukları yaşayabilir. Fakat yukarıda da bahsettiğimiz üzere utangaç bir bireyin yaşadığı şeyin derin bir anksiyete haline dönüşmesi daha farklı bir perspektifte ele alınmalıdır. Bu durum tamamen uzmanların konusudur ve yüksek anksiyete bozukluğu yaşayan bireylerin uzmanlardan yardım alması gerekir.

Farklı Etkenler

Fakat şunu unutmamak gerekir ki, gezegenimizde yaşayan tüm insanların kendine özgü özellikleri vardır. Bu nedenle utangaçlık hali kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Toplumlarda kültür, din, anane, örf, adet, gelenek gibi, hatta coğrafya gibi etkenler insanların utangaçlık davranışlarına etki eder. Bu davranışlar da farklı toplumlarda farklı algılar oluşturabilir. Örneğin Endonezya`nın bir kasabasında geç saatte dışarıda gezip tozmak yadırganırken, Amerika`nın bir eyaletinde bu durum pek de önemsenmez. Bireysel özellikler utangaçlık halini pozitif ya da negatif etkileyebilir ama bu durum toplumsal dinamiklerde utangaçlığın ortaya çıkmasını arttırabilir ya da azaltır.

Utanmak ya da utangaçlık hali birçok kötü ve suç teşkil eden davranışların olmasının önüne de geçebilir. Fransız yazar Jean de La Bruyère şöyle diyor:

İnsanoğlu, kendinden utanmayı bilseydi gizli kalmış değil herkesin içinde açıkça işlenmiş nice suçlar işlenmemiş olurdu.

Jean de La Bruyère

Ahlaki Yaklaşım

Birçok toplumda “Utanmak” ahlaki yaklaşımın içinde yer edinir. Utanmak bir duygu durumu olsa dahi, ahlaki normlar içinde bu duygu durumunun kontrolü toplum tarafından izlenir, takdir edilebilir, müdahale edilir, yadırganabilir, kişiler dışlanabilir ya da hoş görülebilir. Mesela ülkemizde kişinin içindeki utanma duygusunun varlığı bazı durumlarda hoş karşılanan ve olması gereken bir duygu durumudur. Bu nedenle utanmak bazı durumlarda toplum tarafından kabul görür. Örneğin edep, ar, haya, iffet gibi kavramların davranış kalıpları içerisindeki yeri, utangaçlık duygusunun varlığı ile ilişkilendirilir. Utanmayan insan hoş karşılanmaz. Utanmak, ahlaki normlar içerisinde bireyi toplum içerisinde bir kalıba sokar ve toplum dışı davranışların olmasını engeller.

Seneca`nın şu sözü utanma duygusunun ahlaki normlar içerisindeki önemini destekler nitelikte:

Yasaların yasaklamadığını, utanma kontrol eder.

L. Annaeus Seneca

Sağlıklı ve keyifli günler dileriz. Stockholm Sendromu`na göz atın!

Güncel yazılarımız ve Bilgezone`u takip etmek için lütfen aşağıdaki abonelik formunu doldurun.

Kaynaklar:

1234

bilgezonehttps://bilgezone.com
Bilim, kişisel gelişim, eğitim başta olmak üzere birçok özgün içeriğe sahip Bilgezone, "Türkiye`nin bilge sitesi" sloganı ile yayın hayatına başlamıştır. Bunun için asıl amacımız kaliteli ve faydalı içerik oluşturarak okuyucularımıza katkı sunmaktır. Saygı ve sevgiler...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

MENTAL BARİYER KALIPLARI

Mental bariyer nedir? Zihinsel engelleri aşmak kolay mı? Kendimize empoze ettiğimiz ve davranışlarımızı sınırlayan engelleri nasıl yıkarız? Bu soruların cevapları aslında birçoğumuzun yaşadığı, hayatımızda...

Bilge Olmanın İçsel Dünyası

Bilge sözcüğünün terimsel anlamı ve bilgelik olgusunun tanımına bir bakalım mı? Bilgezone olarak konumuz Bilge ve Bilgelik. Bilge ve Bilgelik Nedir? Bilge nedir? Bilge ne anlama...

UTANGAÇLIK DUYGUSUNUN KONTROLÜ

İnsanların bazıları neden utangaç olur? Utangaçlık nasıl bir davranış biçimidir? Gelin utangaçlık nedir? (Shyness) sorularının cevaplarına ve utangaçlığın bilimsel özelliklerine bir bakalım. Utangaçlık, bazı...

Stockholm Sendromu: Katiline Aşık Olmanın Adı

Stockholm sendromu nedir? Stockholm sendromu, rehin tutulan birinin kendisini rehin alan kişi ile yaşadığı diyalog sürecinde ona karşı oluşan duygusal empati ve sempati halidir....

Recent Comments

error: İçerik kopyalanamaz!