Pazar, Kasım 29, 2020
Ana Sayfa Felsefe MUTLULUK, PARA VE ZAMAN

MUTLULUK, PARA VE ZAMAN

Okuma Süresi: 5 Dakika

Mutluluk nedir? Mutluluk, insanların ulaşmak istediği en büyük değer, bilincin tam bir doygunluk hali, istek ve arzuların doygunluğu olarak tarif edilebilir. Zihinsel ve duygusal bir yeterlilik hali, beklentilerin karşılanması durumu ve bundan optimum düzeyde haz alma durumudur. Kişisel özellikler ve kendini geliştirmek, iyi özelliklere sahip olmak, maddi ve istenilen bir şeye sahip, bir amaç peşinden koşarak ona ulaşmak, insan ilişkileri (Sevmek, sevilmek gibi) ve dünyada var olma algısı mutluluk getiren faktörlerdir. Bununla beraber sağlıklı beslenme, çevresel faktörler gibi etkenlerde mutlulukla ilişkilendirilir. Gerçek mutluluk için günümüz dünyasında neyin öncelikli olduğunu kestirmek zorlaşsa da, bazı araştırmalar bu eğilimi ortaya koyuyor. Çok uzun süren araştırmalar bize gösteriyor ki, bizleri mutlu kılan tek şey iyi ilişkilerdir. Ama bunun yanında para da insanları mutlu etmiyor mu? Hadi buna bir bakalım.

Mutluluk Peşinde…

Mutluluk olgusu belki de üzerinde en çok araştırma yapılan, kişisel ve toplumsal olarak peşinden koşulan, ulaşılması için birçok farklı değerlerin harcandığı bir kavramdır. Mutluluk için harcanan iki önemli değer var. Zaman ve para. Gerçek mutluluk zamana mı yoksa paraya mı bağlıdır? Zaman ve para olgusu, harcanarak mutlu olma yolunda en çok kullandığımız iki değerdir. Bilgezone olarak bu makalemizde zamanın mı, yoksa paranın mı daha çok mutluluk getirdiği üzerine bazı araştırmalar paylaşacağız.

Para mutluluk getirir mi? Evet getirir ve birçok insan bunda hemfikirdir. Ama Burada tartışacağımız salt para kavramı olmadığı için, zaman olgusunun paradan daha mı çok, yoksa daha mı az mutluluk getirdiği olacaktır. Napolyon`un “Para, para, para!” söylemi, “Para önden gider ve her kapıyı açar.” sözü, para olmadan hiçbir şey yapılmaz ve para olmadan mutlu olunmaz algısı, paraya öyle çok değer yüklememize neden oluyor ki; para olmadan bu dünyada yaşam hiç olmayacakmış gibi düşünmemiz gayet normal. Para insan hayatını inanılmaz kolaylaştırıyor, ihtiyaçlarımızı karşılıyor, istek ve tercihlerimizin sonuçlanmasına aracı oluyor ve birçok kapıyı parayla açabiliyoruz. Para bu nedenle önemli. Hele de günümüz koşullarında para olmadan mutlu olmak neredeyse imkansız diye düşünen milyarlarca insan var.

Mutluluk ve Satınalma Davranışları

Çalışarak zamanımızı ve iş gücümüzü satıp karşılığında para kazanıyoruz. Fakat burada önemli olan çok değerli zamanımızı para karşılığında harcayıp kazandığımız o parayı yine çok değerli şeyler için harcayabiliyor olmamızla ilgili. Parayla satın aldığımız şeyler bizi anlık mutlu etse de, satın aldıklarımızın bizi uzun süreli mutlu edebileceği kesin değildir. Eskiden satın aldıklarımız ihtiyaç ve gerekli olan şeyler iken, şimdi satınalma davranışlarımız ihtiyacımızın olmadığı şeyleri de almamıza sebep oluyor. Bu da mutluluk hazzının kısa süreli olmasına sebep oluyor. Satın alma seçeneklerin fazla olması da mutlu olma hissini azaltıyor. Mutluluk direncini azaltan seçenekler aynı zamanda mutsuzluk hissiyle beraber beynin küçülmesine de yol açıyor. Mutsuzluk ve beyin arasındaki ilişkiyi gösteren birçok çalışma var. Mutsuzluğun artması beynin küçülmesi ile beraber ileri yaşlarda bunama davranışları ile karşımıza çıkabiliyor. Modern teknolojinin insan davranışlarına etkisi ve bu davranışların mutlu olmamızda nasıl bir etki yarattığına dair araştırma yazısını buradan okuyabilirsiniz.

Para ile satın alma deneyimlerinde, önceden alınmış ve tüketilmiş bir şeyin tekrar satın alınacak olması arasında geçen süre, mutlu olmamızı daha çok arttırıyor. Hiç deneyimimiz olmadan satın aldığımız bir şey daha kısa bir mutluluk getiriyor. Çünkü deneyim odaklı satın almalar bir heyecan olarak hissedilirken, deneyimsiz satın almalar sabırsızlık olarak hissedilmektedir. Para ile satın alımların mutluluk hissi yaş, cinsiyet ve ihtiyaçlara göre de artabiliyor. Bir çocuk için satın alınan çikolata, eve alınan pahalı bir buzdolabından daha çok mutluluk getirir.

Zaman mı, Para mı?

Peki zaman paradan daha çok mutlu olunmasını sağlayabilir mi? Bu soruya verilecek cevap birçok kişiye göre göreceli bir cevap olabilir. Para ve zaman kavramları üzerinde yapılan birçok araştırma gösteriyor ki; zaman paradan daha çok mutluluk hissi vermektedir. Bu hissi yaşamak aslında maddi varlıklara daha çok sahip olan, parası olan insanların sevdiği bir şeyi yapmak için geçirdikleri ve para kazanmadıkları zamanın onları daha çok mutlu ettiği yönündedir. Yani parasal doygunluğa ulaşmış insanlar daha çok para yerine sevdiği insanlarla zaman geçirerek daha çok mutlu olduklarını ifade etmekteler. Yani para ve maddi varlıklar bir yere kadar insanları mutlu ederken, paradan daha çok değere sahip aile, sevilen bir iş ve sevdiklerimizle zaman geçirmek daha çok mutluluk vermektedir.

Daha Fazla Kazanmak

Mesela Amerika`da yıllık ortalama maaş tutarı 95.000 Dolar civarındadır. Bu miktara ulaşan insanlar mutlu olduklarını ifade ederken, bu miktarın altında olanlar daha az mutlu olduklarını ifade ediyorlar. Fakat 95.000 doların çok üzerinde kazananlar bu miktara ulaşarak mutlu olduklarını söyleyenlerden daha fazla mutlu olduklarını söylemiyorlar. Yani yıllık olarak ihtiyaçlarını karşılayan miktara sahip olmak yeterli ve bunun çok çok üstü bir parasal kazanım mutluluğu aynı ölçüde arttırmıyor. Bu durum herkes için geçerli değil fakat genel eğilim bu yönde. Zaman, para ve mutluluk üçgeninde zamanın paraya göre daha mutluluk verici bir his olduğunu söyleyen birçok insan var. Para kazanan orta yaşlı bir çalışana lise yıllarında mı daha mutlu olduğunu, yoksa şimdi mi daha mutlu olduğunu sorsak ne der acaba?

Uzun Vadede Mutlu Olma

Kanada`daki British Columbia Üniversitesi`nde yapılan araştırmada farklı gelir düzeyi olan 1000 öğrenci üzerinde bir deney yapılır. Bu deneyde öğrencilerin 1 ay süreyle duygusal tepkimeleri izlenir. İlk araştırmanın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra deneyi tekrar uygulayan bilim insanları; her iki deneyde de zamanı paraya tercih eden öğrencilerin %62 oranında daha mutlu olduğunu tespit eder. Ayrıca Harward Business School akademisyenlerinden Ashley Whillans şu ifadeleri kullanıyor:

Zamana kıymet verenler bir işin maddi getirisinden çok anlamını önemsiyorlar. Böylece, yapmak zorunda oldukları şeyi değil; sadece yapmak istedikleri şeyleri yaparak uzun vadede mutlu oluyorlar.

Bir de soruyu şöyle soralım. Paraya daha çok kıymet verenler mi daha mutlu, yoksa zamana çok daha kıymet verenler mi daha mutlu? British Columbia Üniversitesi psikoloji bölümünde yapılan bir araştırma da, bir kişinin evi temizlemek, evde vakit geçirmek ya da yemek pişirmek gibi bir davranışının, bir şeyler satın almak için para harcamaktan daha çok mutluluk getirdiğini söylüyor. Gelir düzeyi düşük ailelerin mutluluk düzeyi geçmiş yıllarda daha yüksekken, şimdiki düzeyde azalmış durumda. Çünkü tüketim alışkanlıkları, beklentiler, ve çevresel faktörler ihtiyacın olmadığı tüketim varlıklarının da satın alınma hissini arttırıyor. Her şeyi satın alamamak parayı daha çok ihtiyaç haline getiriyor ve mutlu olma oranı düşüyor.

Sorumluluk, Zaman ve Para

Neden tatil günlerinde ya da işe gidilmeyen günlerde daha erken uyandığınızı hiç düşündünüz mü? Oysa işe giderken ve bunu para kazanmak için yaparken sabahları kalkmakta biraz zorlanırız. Biraz daha uyku, ya da biraz daha yatakta kalmak isteriz. Para kazanmanın verdiği mutluluk bir süre sonra doygunluğa ulaşırken, parasal kazanımlar dışında vakit geçirmek daha mutlu ediyor insanı. Mutluluk yaşa bağlı olarak da değişkendir. Genç birisi mutluluğu heyecan olarak algılarken, yaşlı birisi sakinlik olarak algılar.

Yapılan araştırmalar bize gösteriyor ki, bir değer yüklenen, anlam içeren bazı olgular paradan daha kıymetli ve daha mutluluk verici. Birinci sırada aile ile vakit geçirmek, ikinci sırada kariyer, üçte para şeklinde ilerleyen bir çalışma sonucu bize paranın en önde olmadığını gösteriyor. Hatta sağlık bile mutlu olma eşiğinin aşağısında. Bu nedenle sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmenin vermiş olduğu mutluluk paha biçilemez.

Mutlu Olmak İçin Zaman Yok (mu) ?

İnsanların yıllardır hiç değişmeyen ortak bir fikri var. Zaman çok kısa! Bu nedenle mutlu olmak için paraya daha çok önem vermek ve o parayı da harcayarak mutlu olmak… Yaşam çok kısa ve zaman çok hızlı geçiyor… Bu doğru mu? Öyleyse Romalı düşünür Seneca`nın aşağıdaki sözlerine kulak verelim.

Aslında yaşam süremiz kısa değildir. Tam tersine biz onun çoğunu boşa harcarız. Yaşam yeterince uzundur ve tümü iyi kullanıldığında büyük işler başarabileceğimiz uzunlukta cömertçe verilmiştir. Ama yaşam değerli bir amaç uğruna harcanmadığında, gevşekçe ve özensizce çarşur edildiğinde sonunda ölüm gelir ve geçişini fark etmediğimiz yaşamın geçip gittiğini görürüz. O zaman durum şöyledir: Bize verilen yaşam kısa değildir, onu biz kısaltırız.

Ve son olarak… Mutluluk Daima yakınımızdadır. Yakalamak için çoğu zaman elimizi uzatmak yeter.

bilgezonehttps://bilgezone.com
Bilim, kişisel gelişim, eğitim başta olmak üzere birçok özgün içeriğe sahip Bilgezone, "Türkiye`nin bilge sitesi" sloganı ile yayın hayatına başlamıştır. Bunun için asıl amacımız kaliteli ve faydalı içerik oluşturarak okuyucularımıza katkı sunmaktır. Saygı ve sevgiler...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

MENTAL BARİYER KALIPLARI

Mental bariyer nedir? Zihinsel engelleri aşmak kolay mı? Kendimize empoze ettiğimiz ve davranışlarımızı sınırlayan engelleri nasıl yıkarız? Bu soruların cevapları aslında birçoğumuzun yaşadığı, hayatımızda...

Bilge Olmanın İçsel Dünyası

Bilge sözcüğünün terimsel anlamı ve bilgelik olgusunun tanımına bir bakalım mı? Bilgezone olarak konumuz Bilge ve Bilgelik. Bilge ve Bilgelik Nedir? Bilge nedir? Bilge ne anlama...

UTANGAÇLIK DUYGUSUNUN KONTROLÜ

İnsanların bazıları neden utangaç olur? Utangaçlık nasıl bir davranış biçimidir? Gelin utangaçlık nedir? (Shyness) sorularının cevaplarına ve utangaçlığın bilimsel özelliklerine bir bakalım. Utangaçlık, bazı...

Stockholm Sendromu: Katiline Aşık Olmanın Adı

Stockholm sendromu nedir? Stockholm sendromu, rehin tutulan birinin kendisini rehin alan kişi ile yaşadığı diyalog sürecinde ona karşı oluşan duygusal empati ve sempati halidir....

Recent Comments

error: İçerik kopyalanamaz!