Cuma, Nisan 16, 2021
Ana Sayfa Psikoloji İnsanın Sosyalleşme Eğilimi

İnsanın Sosyalleşme Eğilimi

Okuma Süresi: 2 Dakika

İnsan var oluşu gereği topluluk halinde yaşamaya elverişli türdür. Beraber hareket etme, beraber karar verme ya da topluluk içinde beraber bir amaç için ilerleme ve çaba gösterme gibi davranışlar, topluluk içinde bireyin beraber hareket etme güdüsünü harekete geçirir.

Topluluk içindeki bu yaşam bütünlüğü beraberinde birçok sosyolojik sorunlara da sebep olabilir. Bunlar neler mi? Gelin beraber bakalım:

Aynı Olmayanı Dışlama Davranışı

Topluluk içinde en güçsüz olanı dışlama güdüsü ya da dışlama isteği hep var olmuştur. Bunun farklı nedenleri var. Örneğin yapılan bir işin zamanında ve olması gereken en iyi, en faydalı sonuç ile bitirilmesi gibi…

Bir toplulukta böyle bir iş süreci yaşanırken, o işte beceriksiz bir davranış sergileyen birey dışlanır ve uzaklaştırılır. Hatta 20 bin yıl önce grup içinde iyi avlanamayan üyeyi mağarada stabil işlerle ilgilendirerek diskalifiye etmek iyi bir yöntemdi. Av becerisini gösteremeyen bireyin kendisinin bile av olabilme ihtimali vardı.

Bu durumu hayvanların dünyasında gözlemlemek de mümkün. Bir ırk içindeki en güçlü üye, soyunu devam ettirmek için en zayıf olanları diskalifiye ederek kendi ırkını geleceğe taşıma güdüsü ile hareket eder.

İnsan toplumu içinde de yapılan bir işin, toplum içinde yer etmiş bir geleneğin ya da sosyal statü içerisinde var olma çabasının aksine davranan bir bireyin dışlanması var. Bu nedenle zayıf olanın, güçsüz olanın, beceriksiz olanın ötekileştirilmesi sosyal sorunları da beraberinde getirir.

Çünkü insan mutluluk odaklı, haz odaklı bir yaşam biçimi kurmaya meyillidir. Fakat bu durum mutluluk için, haz için, duygular için ve insani vasıflar için böyle mi olmalı?

Doğanın Sosyalliğe Etkisi

Varılmak istenen noktaya mutluluk duygusu konulsa dahi, maalesef doğa mutlu veya mutsuzluk duygusu ile işlemez. Doğanın formülü güçlünün hayatta kalmasını içerir.

Bu güç salt kas gücü ya da fiziki güç olarak değil; aynı zamanda irade gücü, akıl gücü, merhamet gücü, ahlak gücü, vizyon, donanım, analitik düşünme, sosyal statü ve buna benzer nitelikleri de içerir. Doğa kanunlarını insani perspektif ile yorumlamak sert ve duygu içermeyen spesifik yapıyı da beraberinde getirir.

İnsan davranışları toplum içinde gelişip, törpülenip ve topluluk içinde beraber hareket etme yönünde bir hal alır. Böylelikle aslında doğarken bembeyaz bir zihin ile dünyaya gelen insanoğlu, ileriki yaşlarda birbirinin aynısı ve kopya davranışlar ile hayatlarını sürdürür. Bu davranışları sergileyen bireyler ise fiziksel kalıtım gibi kültür olarak bir diğer nesle öğrendiklerini aktarır. Fakat insanoğlu için sosyal davranış da, sadelik ve yalnızlık da birer seçimdir aslında.

Yani denilebilir ki insan her ne kadar sosyal bir toplum içinde hayatını sürdürme eğiliminde olsa da; bireysel olarak da başarı elde edebilecek zeka ve bilişsel kabiliyete sahiptir. 100 bin yıl önceki insani his, duygu, algı, zeka ve mental başarı ile ortaya konan davranışlar; modern çağın gereksinimleri nedeni ile farklılık gösterebilmektedir.

Bu nedenle insanlık tarihinden şimdiye kadar, bireylerin bir topluluk içinde bütünüyle aynı sosyal davranış kalıpları içerisinde hareket etme eğilimi değişkenlik gösterebilmektedir. Bu eğilim ihtiyaçlar ve gereksinimlere göre şekillenir, zamanın koşullarına göre olması gereken en faydalı sosyal davranış biçimi içerisinde geleceğe aktarılır.

bilgezonehttps://bilgezone.com
Bilim, kişisel gelişim, eğitim başta olmak üzere birçok özgün içeriğe sahip Bilgezone, "Türkiye`nin bilge sitesi" sloganı ile yayın hayatına başlamıştır. Bunun için asıl amacımız kaliteli ve faydalı içerik oluşturarak okuyucularımıza katkı sunmaktır. Saygı ve sevgiler...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

Recent Comments

error: İçerik kopyalanamaz!