Ana Sayfa Bilim GÖKTAŞI VE DİNOZORLARIN YOK OLDUĞU GÜN

GÖKTAŞI VE DİNOZORLARIN YOK OLDUĞU GÜN

Okuma Süresi: 2 Dakika

Araştırmacılar, 66 milyon yıl önce meydana gelen ve dinozorlarla beraber dünyadaki canlıların %75’inin yok olmasına neden olan dev göktaşı çarpmasından yola çıkarak, kaya ve taş numuneleriyle dünya gezegeninin en karanlık günlerinden birine ışık tutmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Texas Üniversitesi`nde araştırmayı yürüten bilim insanları, Meksika Körfezi’nin derinliklerindeki kayalardan elde edilen bir parçanın tortularını inceledi. Dinozorların göktaşı çarpması sonucu yok olduğu ve memelilerin de dinozorların yok olmasıyla beraber yükselişe geçtiği araştırmalar sonucunda ortaya çıkarılan bulgular. Göktaşı çarpmasının etkisinin bir atom bombasının 10 milyar katı olduğu tahmin ediliyor. Göktaşı, Meksika’da bulunan Yucatan Yarımadası’na hızla çarpmış ve burada 200 km çapı bulunan bir krater oluşturmuştu. Bilim insanları bu alanın içeriğini inceleyerek göktaşı çarpmasından hemen sonra olanlara yönelik ayrıntılı bir fikir sahibi olunabileceğini dile getiriyor.

130 metrelik alanın en altındaki 20 metresini camsı molozlar içeriyor. Bu alan göktaşı çarpmasından sonra saniyeler içinde kraterin dibine yayılmış olan, çarpmanın sonucunda ortaya çıkan ısı ve basınçla erimiş kayalardan oluşuyor. Bunun üzerindeki kısım da erimiş kaya parçalarından oluşuyor. Bunlar çarpmadan sonra meydana gelen patlamalarda sıcak madde üzerine deniz suyunun sıçramasıyla meydana gelen parçacıklar.

Çarpmayla birlikte bu alandaki deniz suyunun önce çekildiği, sonra geri geldiğinde sıcak maddelerle etkileşimde bulunup şiddetli reaksiyonlara sebep olduğu tahmin ediliyor. Bir nevi yanardağlarda oluşan magmanın deniz suyuna karışmasıyla ortaya çıkan tepkimeler gibi.

Bilim insanları göktaşı çarpmasından sonra bu aşamanın birkaç dakika ile bir saate kadar sürmüş olabileceğini söylüyor. Fakat deniz suyu gelmeye devam ettiği ve krateri doldurduğu için, kesitin üstündeki 80-90 metrelik alan suyla gelen farklı türlerden molozu ve ardından yağmurla birlikte inen ince tortuları içeriyor. Bu olaylar çarpmanın etkisi ile takip eden birkaç saatte gerçekleşiyor. Kesitin en üst tabakası ise çarpmayla birlikte yaşanan tsunaminin etkilerini taşıyor.

Bilim insanları, çarpmanın dev dalgalara neden olduğu ve bu dalgaların kraterden yüzlerce km uzaklara ulaştığından hem fikir. Fakat geri giden dalgalar dönüşte oralardan molozlar getiriyor. 130 metrelik kesitin en üst katmanını da bu molozlar oluşturuyor.

Çarpmanın İlk Günü

Texas Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tüm bu olanların çarpmanın ilk gününde gerçekleştiğini söylüyor. Bunu destekleyen bulgulardan bir tanesi de üst katmandaki tortularda toprak izleri ve göktaşı çarpmasının etkisiyle ortaya çıkan yangınların etkisi ile ortaya çıkmış kömür ihtiva ediyor. Tüm bunlar geri dönen dalgalarla kratere taşınıyor.

Fakat ilginç olan şu ki, 130 metrelik alanın hiçbir yerinde sülfüre rastlanmamış olması. Zira göktaşının, neredeyse yarısı sülfür (kükürt) ihtiva eden ve mineraller içeren deniz tabanına da hızla çarpmış olması gerekiyor. Bu durumda da bilim insanları sülfürün dışarı atılmış veya buharlaşmış olduğunu tahmin ediyor. Bu durum ise dinozorların ortadan yok olması ile ilgili yaygın fikir birliğini ve teoriyi desteklemiş oluyor. Suyla karışan ve gökyüzüne yükselen bu kadar sülfürün iklimin soğumasına sebep olduğu, canlıların yaşamını devam ettirmesini zorlaştırdığı tahmin ediliyor.

Bu konuyu araştıran bilim insanlarına göre, “100 gigaton (milyar ton) sülfürün atmosfere yayılması hava sıcaklığında 25 santigrat derecelik bir düşüşe neden olur ve bu da ortalama 15 yıl boyunca devam eder. Bu durum yeryüzünün birçok bölgesinde sıcaklığın donma noktasının altına düşmesi olarak düşünülmelidir.Tüm bu olanlar sonrasında, uzun yıllar aşırı boyutlara varan bu iklim değişikliği dinozorların sonunu getirmiş, memelilerin ise sağlam çıkmasına neden olmuştur.

bilgezonehttps://bilgezone.com
Bilim, kişisel gelişim, eğitim başta olmak üzere birçok özgün içeriğe sahip Bilgezone, "Türkiye`nin bilge sitesi" sloganı ile yayın hayatına başlamıştır. Bunun için asıl amacımız kaliteli ve faydalı içerik oluşturarak okuyucularımıza katkı sunmaktır. Saygı ve sevgiler...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

CORONA VE İSTİFÇİLİK DAVRANIŞLARI

İstifçilik nedir? Nesneleri, objeleri, eşyaları ihtiyaç olmamasına rağmen biriktirme, istif etme, stoklama davranışına istifçilik denir. Aynı zamanda bu eşyaları saklama ve biriktirme...

DEĞERLİ OLMANIN KARŞILIĞI

Değerli olmak, önemli olmak, değerli hissetmek... Bir şeyin önemi neye göre, kime göre belirlenir? Değer dediğimiz kavram nasıl bir anlayış içerisinde kendini...

DİJİTAL İÇERİK YÖNETİMİ

Dijital içerik (Digital content) yönetiminde dijital olarak tüketilen içeriklerin kişisel gelişim, olaylara bakış açısında yeni perspektifler oluşturması gibi durumlara katkısı oldukça büyüktür....

SALGIN PSİKOLOJİSİ NOTLARI

SALGININ AKIL SAĞLIĞINA ETKİLERİ Akıl sağlığı ve salgın psikolojisi nasıl bir yere doğru ilerliyor? Salgın psikolojisi ile yaşamaya...

Recent Comments

error: İçerik kopyalanamaz!