Cumartesi, Ekim 16, 2021
More
    Ana SayfaGeleceğin MeslekleriGELECEĞİ YAKALAMAK

    GELECEĞİ YAKALAMAK

    Okuma Süresi: 2 Dakika

    Doğadaki tüm canlılar için hayati önem taşıyan organ nedir? Sorusuna verilebilecek cevaplar arasında kalp ve beyin vardır. Kalp göğüs kafesinde dış etkenlerden birkaç kemikle korunan bir organ. Oysa beyin öyle mi? Taş kadar sert bir kafatası içinde dış etkenlerden korunan hayati bir organ.

    Oysa beyin dış görünüş itibariyle sadece nöronlarla kaplı avuç dolusu bir et parçasından oluşur. Neden bu kadar sağlam ve sert bir yapı içinde korunuyor hiç düşündünüz mü? Beyin düşünme, karar verme, empati, anlama, korku, endişe, sevgi, aşk, heyecan, harekete geçme diğer tüm duygu davranışlarının olduğu yerdir.

    Yani insanı yaşam süresi boyunca geleceğe taşıyan, geliştiren en önemli organdır. Peki dış uyarımlara doğrudan kapalı beyin bunu nasıl yapar? Duyu organlarımızdan aldığı sinyallerle yapar. Gözlerimizle, kulaklarımızla, koku duyumuzla, tat alma duyumuzla ve dokunuşlarımızla. Beyin kendisine ulaşan sinyalleri alarak, nöronların sinapslar vasıtası ile etkileşimi doğrultusunda saniyeden daha kısa bir süre içinde bize ne yapacağımızı söyler. Peki beyin bu kadar hayati ve önemli bir organımızken onu yeterince kullanabiliyor muyuz?

    Beyin paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda çalışır.

    James Dewar

    Günümüzde yaptığımız işler eskiden olduğu gibi uzun süreli olmuyor. Yani bir baba, oğul ve torun sürecinde aynı mesleğin icrasını yapabilmek çok zor. Çünkü neden? Bilgi çağında yaşıyoruz da ondan. Yani bilgi, edindiğimiz tecrübenin yıllar sonra da aynı kalmasının önüne geçiyor. O tecrübeyi değiştiriyor ve bambaşka bir tecrübe ile bir sonraki nesile aktarıyor.

    Bilgi çağı ekseninde ebeveynlerimizin mesleklerinin aynısını yapma ihtimali çok zayıf. Bu nedenle gelecekleri için meslek hayali ve hedefi olan öğrenciler aslında çevrelerinden gördükleri şuanın mesleklerini yapabilme hevesi içindedirler.

    Değişimi Yakalamak

    Dünya hızla değişirken ve bu değişime ayak uydurmaya çalışırken eski bilgileriniz, eski tecrübeleriniz size ayak bağı olabiliyor. Bu değişime ayak uydurma çabası içinde zorlanıyor insan. İlerleyemiyorsunuz, koşamıyorsunuz, değişimi yakalayamıyorsunuz. Tıpkı kalem ile yazı yazmayı öğrenip bilgisayar tuşları ile yazmayı bilmemek gibi…

    2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre 2017`de doğan çocukların gelecekte yapacakları işlerin %68`inin icat edilmediği sonucuna varılmıştır. Fortune dergisinde aktarılan bir makaleye göre 1957 ile 1997 yılları arasında kurulmuş dünyanın en büyük şirketlerin sadece %37`si bugün faaliyetini sürdürüyor.

    Bu şirketler ya iflas etmiş, ya satın alınmış ya da adı değiştirmiştir. Yani o şirketlerin %63`bugün yok. Değişime ayak uyduramayan gelecekte var olamayacak. Bu nedenle denilebilir ki geleceğe kendini taşıyamayan, değişime ayak uyduramayan “Beyin” yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

    Geleceğin mesleklerini yaratmak ve geleceği yakalayabilmek için beyin fonksiyonlarımızı olabildiğince verimli kullanmalıyız. Yetkinlik, donanım, bilgi açısından değişimi yakalamalıyız. Aksi halde açılmayan bir paraşüt gibi yere çakılırız.

    Önceki İçerikDOĞRULAMA KURALI
    Sonraki İçerikZEİGARNİK ETKİSİ
    bilgezonehttps://bilgezone.com
    Bilim, kişisel gelişim, eğitim başta olmak üzere birçok özgün içeriğe sahip Bilgezone, "Türkiye`nin bilge sitesi" sloganı ile yayın hayatına başlamıştır. Bunun için asıl amacımız kaliteli ve faydalı içerik oluşturarak okuyucularımıza katkı sunmaktır. Saygı ve sevgiler...
    RELATED ARTICLES

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here