Ana Sayfa Bilgezone BİLİŞSEL ESNEKLİK

BİLİŞSEL ESNEKLİK

Okuma Süresi: 4 Dakika

Yalnızca kas gücümüzün değil, aynı zamanda beynimizin de hareketliliğe ve değişime ayak uydurması gerekliydi. Böylelikle günümüzde bilişsel esneklik (Cognitive flexibility) denilen şey ortaya çıktı.  karmaşık tepkileri karşılamak için insan beyninin ulaştığı evrimsel bir sonuç bu. 

Bilişsel esneklik nedir? Birçok karmaşık ve artan tepkileri karşılamak için insan beyninin ulaştığı evrimsel sonuca bilişsel esneklik denir. Aynı zamanda herhangi bir duruma uyum sağlamak, düşünceler arasında bir diğerine geçme yeteneği ya da farklı bir probleme çok daha kapsamlı stratejilerle bakabilme kapasitesi olarak da tabir edilebilir. Bilişsel esneklik bireyin seçenekleri fark etmesi, yeni olgulara uyum sağlaması ve bu olgulara dair kendisini yetenekli hissetmesi olarak da düşünülebilir.

Bilişsel esneklik kavramı; (Resilience) bilişsel beceri, psikolojik dayanıklılık, bilişsel yön, bilişsel davranış, beyin esnekliği ve bilişsel davranış gelişimi olarak da adlandırılmaktadır. Bu tanımlarla beraber bilişsel esneklik nedir? sorusunun daha bilimsel argümanlarına devam edelim.

insan beyninde bulunan 1 trilyon civarında bağlantı, esnek tepkilere gerçek manada şaşırtıcı olasılıklar sunar. Bütün bunların genlerimizde kodlanmış olma olasılığı var mı? genlerimiz beynimizi esnek hale dönüştürebilir mi? beynin esneklik sağlaması neden gereklidir? daha büyük beyinler birçok hayvanın hayatını iyileştirdiğine göre evrim geçirmiş olabilirler mi?

İlkel Organizamalarda Tepkiler ve Bilişsel Esneklik

Milyonlarca yıldır uykuda olan ilkel sinir sistemleri günümüzde de hayvanlar dünyasının en yaygın sistemleridir. Bu ilkel sinir sistemleri tepkisel sistemlerdir. Işık ya da ısı gibi bir durumla karşılaşan alıcı, bu bilgiyi direkt olarak sabit bir karar verme sürecine iletir. Enerjilerini ışıktan alan organizmalar ışığın en çok hangi yönde bulunduğunu hisseder ve oraya yönelir. Bu tür basit eylemlere sahip canlıların davranışlarına sabit davranış kalıpları veya sabit eylem modelleri deniyor. Biraz daha basit bir örnekleme ile, yumurtadan çıkan yavrunun bir besine yönelmesi içgüdü denilen davranışa karşılık geliyor ve bu davranışlar o canlıların genlerinde yazılı. karmaşık olan bazı tepki davranışları da genetik olabilir. Bazı yabani arıların ölmüş pupa hücrelerinin üstündeki balmumunun kaldırılmasına yönelik çok basamaklı, karmaşık, koordineli ve hassasiyet gerektiren iş ile uğraşması buna örnek olarak verilebilir. Buna benzer çoklu karar verme noktalarına sahip olan karmaşık davranış biçimlerinin (Arı örneğindeki gibi kompleks bir korteksleri olmamasına karşın) hayvanların genomunda basit birer kurallar dizini olarak kodlanabilmesi mümkündür. Bilişsel esneklik olarak bakıldığında beyin gelişiminin temel noktasındaki genetik kodlarda herhangi bir değişim yaşandığı taktirde, bu davranışlarda bazı çeşitlilik modelleri gözlenebilir.

bilişsel esneklik

Öğrenme süreçleri ise bu genetik davranış kalıbı aşamasından farklılık gösterir. Öğrenme olgusu yeni deneyimler doğrultusunda yaşanılan tepkileri değiştirebilir. Mesela yapışık olan ikizler, aynı çevreyi ve aynı genomu paylaşmak zorunda oldukları halde, herhangi bir duruma ya da uyarana karşı aynı tepkiyi vermezler. Bu da gösteriyor ki büyük beyinli canlılar genler tarafından her zaman kontrol edilmeyebilir.

Büyük Beyinler Kendine Özgüdür

Kendi içinde dahi farklılıklar gösteren büyük beyinler, nöral ağların etkileşimi ile sürekli değişim halindedir. Ayrıca daha büyük beyinler artan katmanlar ve nöronlarla birlikte büyümenin sonucunda daha esnek tepkiler vermeye başlar. İşte buna yönelik esneklik, seçici faaliyetleri ve davranışları ortaya çıkarır. Böylelikle organizmalar bireysel olarak daha karmaşık sinir sistemleri aracılığı ile öğrenme yöntemi ile esnek tepkiler verebilirler.

Bilişsel esneklik olgusunda, insan beyninde bulunan yüksek bağlantı miktarı esnek tepkilerin oluşumu için milyarca olasılık sunar. Bu olasılıklar içinde aynı zamanda başarılı olan tepkiler, hayatta kalarak daha iyiye ulaşma yönünde evrilmeye devam eder. İnsanların genomunda 40-60 bin arası gen bulunur. Bunların bazıları herhangi bir şeyi kodlayamaz. Bu durum, sinaps ve gen sayıları arasındaki boyut farkına bağlı olarak birçok değişik diziliş sunar. Genlerin yarısından azı beyin fonksiyonları için kodlanır. Diğer genlerden her birinin ise, beynin karar verme bağlantılardan ya da birimlerinden minimum bir milyonunu kontrol etmesi gereklidir. Bu durum da nöral bağlantıların hayati bir durum olmadıkça genler aracılığı ile her zaman baskın olmadığını gösterir. Daha detaya inmek gerekirse; temporal sulkusun üçüncü kıvrımının yanında olan soldaki 2648. nöron aksonunun aşağı tarafında yer alan 44. sinapsı kontrol eden herhangi bir gen yoktur.

Dünyada en değer verilmesi gereken şey, insanın keşfeden zihnidir.

John Steinbeck

Sinapslar ve gen arasındaki sayısal değişkenlik de ilk önce genlerin bütün nöral ağ bağlantılarının topolojisini belirleyemeceğini bize gösterir. Bu ağ topolojisindeki durum genel kurallara istinaden belirlenir. Örnek olarak, bir farenin beyninde büyüyen kedi nöronu, farenin kendi kurallarına göre etrafındaki diğer nöronlarla bütünsellik gösterebilir ve nöronun ağa uygun olarak bağlanması sağlanır.

Genlerin Bilişsel Esneklik Katkısı

Fakat genler, nöronlara rolleri ve yerleriyle ilgili kurallar koyabilir, beynin şeklini dolaylı olarak belirleyebilir. Ama bu durum bazı davranışların genler aracılığı ile belirlenmediğini göstermez. yukarıda belirtildiği gibi, biyolojik olarak yaşamın sürdürülebilirliğine yönelik bazı davranışsal tepkiler tıpkı diğer canlılarda içgüdü adı verilen şeyler gibi genetiksel şekilde belirlenmiş olabilir, ayrıca gerekli hallerde basit ve ani tepkiler vermemiz gerekebilir. Bundan sonrası da çevreden öğrenmeyle gelişir. Bununla beraber özel bir gen segmenti beynin temel gelişme süreçlerini ve ayrılacağı bölümleri belirler. Son ara bağlantılar çevreden edinilen öğrenme yoluyla oluşur, gelişir ve deneyimlerle sağlamlaşır. Öğrenme yolu ile oluşan bu süreç çocuklar için bilişsel esnekliğin ne denli önemli olduğunu da ortaya koyuyor. Çünkü bilişsel esneklik, çocukların sosyal gelişiminde oldukça önemlidir. Bilişsel esnekliği üst düzeyde olan çocuklar, zor şartlara ve yeni olaylara karşı etkili bir şekilde mücadele edebilir;
farklı düşünce ve fikirler üretebilmekte yeteneklidirler.

Bilişsel esneklik bireye şunları kazandırır:

  • Plan yapmak
  • Mukayese yapmak
  • Kurallara uyum
  • Problem çözmek
  • Ani durumlara karşı hızlı çözümler üretmek
  • Farklı işleri aynı anda yapabilmek
  • Farklı argümanlar arasında ortak nokta bulabilmek
  • Davranışların yönetebilmek
  • Öngörü yeteneğinde artış
  • Yeni yetenekler geliştirebilmek
  • Mantık yürütebilmek

Genom denilen yapıya gelecek olursak sinir sisteminin genel çerçevesini belirler. Sinir sistemi ise çevreden gelen duyusal uyarı faaliyetleri ile öğrenme işlevselliğini sağlar. Böylelikle bu durum her yeni uyarıcı aracılığı ile etkileşim ağını ve bilişsel esnekliği arttırır, beynin daha esnek ve değişken olmasını sağlar.

Bilişsel esneklikte insanın bir üstbiliş ya da üstbellek olgusuna sahip olması, kişinin yaşam boyu düşüncelerinin farkında olması ve bu düşünceleri kontrol edebilmesi birçok açıdan önemlidir. İleri bellek yeteneklerine sahip olmak yatarıcı düşünce gücünün gelişiminde bilişsel esnekliğin önemini arttırmaktadır.

Geleceğin Bilişsel Sınırları

Bilişsel esneklik için bilim bu süreci nereye taşıyacak? Bilişsel esneklik beynin fiziksel sınırlarında ne kadar esnetilebilir? Büyük beyinler yönetilirken genlerin bazı kontrol noktalarından vazgeçmesi doğallıkla uyumludur. Aşırı karmaşıklıklardaki artışlar belli sınırlamalar ve olgulara tabidir. Bu durum hata eşiği olarak tanımlanır. Büyük beynin büyümesindeki esas amaç tepkilere esneklik kazandırmaktır. Bunun da genler ile kontrol edilmesi çok zordur. Bir ferdin ait olduğu grup üyelerinin yüzlerini hatırlaması, toplumun ya da o grubun yararına ise, gen aracılığı ile bu bilginin zor elde edilmesi yeni bir depolama yeri olarak evrilmelidir. Bu süreç de büyük beyin ile mümkün olur. Karmaşık davranışlar çoğaldıkça beyin de fiziksel sınırına ulaşabilir ve beynin içindeki kıvrımlar aracılığı ile fiziksel sınırlarını genişletebilir. Gelecekte bilim bunun bir sonraki adımının beyni biyolojik sınırları olmayan bir yere taşımak ve kapasite sınırını arttırmak olup olmadığını gösterecek.

Bilişsel esnekliğe dair bu yazımızdan sonra İlkel Beyin adlı yazımıza göz atabilirsiniz.

Keyifli bir gün dileriz.

Kaynaklar:

https://www.sciencedirect.com/topics/neuroscience/cognitive-flexibility

Gönüllü yazarımız olmak için lütfen tıklayınız!

Önceki İçerikZEKİ KARGALAR
Sonraki İçerikBEKLENTİ ETKİSİ
bilgezonehttps://bilgezone.com
Bilim, kişisel gelişim, eğitim başta olmak üzere birçok özgün içeriğe sahip Bilgezone, "Türkiye`nin bilge sitesi" sloganı ile yayın hayatına başlamıştır. Bunun için asıl amacımız kaliteli ve faydalı içerik oluşturarak okuyucularımıza katkı sunmaktır. Saygı ve sevgiler...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

DEĞERLİ OLMANIN KARŞILIĞI

Değerli olmak, önemli olmak, değerli hissetmek... Bir şeyin önemi neye göre, kime göre belirlenir? Değer dediğimiz kavram nasıl bir anlayış içerisinde kendini...

DİJİTAL İÇERİK YÖNETİMİ

Dijital içerik (Digital content) yönetiminde dijital olarak tüketilen içeriklerin kişisel gelişim, olaylara bakış açısında yeni perspektifler oluşturması gibi durumlara katkısı oldukça büyüktür....

SALGIN PSİKOLOJİSİ NOTLARI

SALGININ AKIL SAĞLIĞINA ETKİLERİ Akıl sağlığı ve salgın psikolojisi nasıl bir yere doğru ilerliyor? Salgın psikolojisi ile yaşamaya...

DOĞAL OLAYLARIN ETKİLEŞİMİ

Doğal olay nedir? Doğada kendiliğinden meydana gelen, insan ve diğer canlıların doğrudan etki etmediği ve farklı birçok etmenler sonucunda meydana gelen olaylara...

Recent Comments

error: İçerik kopyalanamaz!