Cumartesi, Ekim 16, 2021
More
    Ana SayfaBaşarıBAŞARISIZLIK VE KAZANIMLAR

    BAŞARISIZLIK VE KAZANIMLAR

    Okuma Süresi: 4 Dakika

    Çoğu insan ile hayalleri arasında duran tek engel başarısızlık korkusudur. Başarısızlık bir çıkmaz sokak değil, bir dönemeçtir. Bu nedenle başarısızlıktan neler kazanabiliriz. Gelin buna bakalım.

    Başarısızlığın tanımını yaparken detaylardan uzak kalınmamalı. Başarısızlığı sorgulamalı ve nedenlerini bir başarıyı yakalamak kadar iyi irdelemeliyiz. Neredeyse herkesin düştüğü bir çukur olan başarısızlık için en iyi tanım, bir hedef için gidilen yere zamanında ulaşılamama durumu şeklinde ifade edilebilir.

    Herkesin düşündüğü şeyin mantıklı, olabilirliği yüksek ve faydalı olma ihtimali ne kadar doğru? Bir araya gelmiş insanların beyin fırtınası yaparak alacakları en doğru karar, içlerinden birinin ortaya atacağı fikir ile başlar.

    Bunun için de herkesin ilk başta düşündüğü olasılıkların doğruluğu hakkında tam olarak emin olmadan; farklı fikirler, farklı olasılıklar ve bu olasılıklardan doğacak farklı sonuçlar için diğer algoritmaları da göz önünde bulundurmak doğru bir adım olmaz mı?

    Başarısızlık Aynı Şeyleri Tekrar Etmekle Devam Eder

    Aşağıdaki olay bu duruma iyi bir örnek:

    2. Dünya Savaşı döneminde donanma seferden dönen uçakların nereden vurulduklarının istatistiğini çıkarmış ve ortaya aşağıdaki görüntü çıkmış.

    İlk başta uçaktaki kurşun deliklerinin yoğun olduğu bu yerleri ve bu nedenle en çok hasar gören bölgeleri zırhlamayı düşünmüşler. Buna karar verecek kişilerin ortak fikri bu yöndeymiş. Daha sonra Macar doğumlu olan Abraham Wald adında bir istatistik uzmanı buna karşı çıkmış. Uçakların burun bölgesi motorları ve orta gövdesi, yani kurşun izi olmayan bölgelerin zırhlanması gerektiğini söylemiş.

    Abraham Wald`ın fark edip diğerlerinin farkedemediği şey, bu uçaklar o bölgelerden hasar aldıkları için düşmemiş; hasar almadıkları yerlerden vurulmadıkları için eve geri dönebilmeyi başarmışlar ve başarısız olan diğer uçaklar gibi yere çakılmamışlar.

    Eğer uçaklar kurşun izi olmayan yerlerden vurulsaydı eve dönme ihtimalleri olmayacaktı. Bu nedenle yapmaları gereken esas şey hasar görmeyen yerleri daha da sağlamlaştırmaktı. Bu durumun analizi ve diğer kontrolleri için de hasar gören ve yere çakılan uçakları kontrol ettiler.

    Farklı Sonuçlar

    Uçak olayında Abraham Wald neden uçağın hasar görmüş yerlerinin kurşunlandığını öğrenmek ve buraya kafa yorup zaman harcamak yerine; bundan daha önemli olanın hasar görmeyen ve sağlam olanın daha da geliştirilmesini, zırhlanmasını, kuvvetlendirilmesini ve zamanın bu iş gücüne harcanmasının başarı getireceğine inanmıştı. Gerçekten de öyle oldu. 2. Dünya Savaşı`nda Abraham Wald`ın bu fikri savaşın seyrini değiştirdi.

    Survivorship Bias

    Survivorship Bias “Hayatta kalma yanılıgısı”, “Hayatta kalma ön yargısı” ya da “Sağ kalma ön yargısı” olarak ifade edilir. Uçak örneğindeki durum aslında tam bir Survivorship Bias`tır. İngiliz ordusu uçaklarının düşürülme sayısını azaltmak için bazı bölgelerine zırh kaplaması yapmaya çalışıyor.

    Uçağın ağırlığı ve malzeme yetersizliğinden dolayı da uçakların bütün bölgelerini kaplamaları imkansız. İlk olarak hayatta kalan ve geri dönen uçaklardaki mermi deliklerini inceleyip en çok hasar alan bölgeleri zırh ile kaplıyorlar. Fakat bu yöntemin geri dönen uçak sayısını çoğaltmadığını fark ediyorlar.

    Başarısız ve zayıf olan ile fazla vakit kaybetmemek, başarılı olanı daha da güçlendirmek… Fakat hayatı, başarıyı, gelişimi ve hayatta kalabilmeyi sadece kurtulabilenlerden öğrenmek ve kendinizi bu yönde geliştirmek, bazı şeyleri geliştirmede eksik kalacaktır.

    Bunun esas noktası şudur: Hayatta kalana, yara alana çok daha fazla odaklanıp ve onları geliştirip, başarısız olanların neden başarısız olduklarını gözardı etmek ve onları geliştirmeye çabalamanın mantıksız olduğunu içeren akıl yürütmedir.

    Fakat hayat sadece zayıf olanları güçlendirmek değil, aynı zamanda hem zayıf olanların da neden zayıf olduğunu öğrenebilmek, güçlü olanın da nedenlerini öğrenmek ve başarısızlıkların tanımını yaparak da öğrenilir.

    Mesela 2012 yılında Meksixo`da doğmuş global bir etkinlik olan ve başarısız olmuş insanların nasıl başarısız olduklarını anlatan başarısızlık hikayeleri platformu çokça ilgi görmeye başladı. Yani güçlü olan tarafın geliştirilmesi doğru bir adım ama bununla birlikte zayıf ve başarısız olan tarafın da nedenlerini öğrenmek bize güçlü yönlerin geliştirilmesinde katkı sağlayacaktır.

    Güçlü yönlerin gelişiminde ekip çalışması gerektiren performanslar için ise Ringelmann etkisi denilen bireysel ve ekip çalışmasında performans içerikli yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

    Hataların Nedenlerini Sorgulamak

    Birçok toplumun sosyal kültüründe de başarıyı övme ve başarıyı ödüllendirme vardır. Başarısızlık üzerine fazla bir makale ya da konuşma yoktur. Günümüzde birçok şirket kültüründe de bu böyledir. Hataların, başarısızlığın ve zayıflıkların analizi pek yapılmaz.

    Bu analizleri yapmak yerine onlar gözardı edilir ve seçenekler içerisinden çıkarılır. Tıpkı bir işe alım mülakatında başarılı mülakat geçirenlere odaklanmak ve diğerlerini elemek gibi… Ya da bir futbol takımında sadece başarılı olanları sahiplenmek, diğerlerini diskalifiye etmek gibi…

    Aslında başarısızlığı da sahiplenmek, tıpkı başarıyı sahiplenmek kadar önemlidir. Bu yaklaşım başarının gelişimini tetikler. Günümüzdeki örnekler hep başarı üzerine kuruludur. Teknolojinin gelişimi ile beraber yeni startup`lar, yeni girişimler, yeni fikirler oldukça çok. Bunların hepsi başarılı mı? Tabi ki hayır. Aşağıda bir startup`ın neden başarısız olduğunu içeren bir çalışma tablosu var.

    başarısızlık

    Başarısız olan 101 tane startup`ın analizinde 20 maddede neden battıkları raporlanmış. İlk 3`te yıllardır değişmeyen bulgular var. Bunlar:

    Pazarda böyle bir ürüne-hizmete ihtiyaç olmaması, finansal yetersizlik ve doğru ekibin kurulamamış olması.

    Başarısız Uçaklar

    Peki başarısızlıklarını gözardı ettiğimiz, ve başarısızlıklarını dinlemediğimiz o yere çakılan uçaklar… Bunlardan hiç mi bir şey öğrenmeyeceğiz? Tabi ki öğrenilmesi gerekiyor. İşte yukarıdaki başarısız olan startup`ların neden başarısız olduklarını öğrenmeyip sadece başarılı olan insanları örnek alarak kendilerinin de onlar gibi başarılı olabileceklerini düşünenler yanılmış olmazlar mı?

    Facebook`un kurucusu okulu terk ettiği için değil, okulu terk etmesine rağmen başarılı olmuş olabilir. Okulu terk edip başarısızlık hezimetine uğrayan geniş bir kitlenin varlığından pek de kimsenin haberi yok gibi. Oysa esas bakılması gereken odak nokta okulun terk edilmesi ve başarının bu yolla gelmiş olması değil, yapılan işe adım attıktan sonra nasıl başarı kazanıldığıdır.

    Aslında başarılı olan insanların hayat hikayelerini dinleyip onların yolundan giderek aynı sonuca varılabileceğini düşünmek yerine, kendi yolunuzda kendi hikayenizi yaşamak çok daha etkili bir başarı sonucu doğurabilir.

    Yapılan birçok araştırmaya göre girişimcilerin ilk startup`larının %90`ından çoğu başarısız oluyor. Bu başarısız startup`lardan öğrenilecek çok şey var. Başarısızlıklar öğrenme ve ilerleme sürecidir. Bu nedenle başarısızlık bir kayıp değil kazançtır ve başarının anahtarıdır.

    bilgezonehttps://bilgezone.com
    Bilim, kişisel gelişim, eğitim başta olmak üzere birçok özgün içeriğe sahip Bilgezone, "Türkiye`nin bilge sitesi" sloganı ile yayın hayatına başlamıştır. Bunun için asıl amacımız kaliteli ve faydalı içerik oluşturarak okuyucularımıza katkı sunmaktır. Saygı ve sevgiler...